Ruhumdan Sızanlar
Hoş geldin burası benim Mahzenim. Cem Adrian'la doğup Cem Adrian'la ölüyorum her saniye. Türk kahvesi yap ve okumaya başla.Sana anlatacaklarım var.
6 Haziran 2014 Cuma
Bizler
İnsanlar, tuhaf yaratıklar. Biraz bencil, biraz kıskanç, biraz iyi, biraz kötü. Biraz.Biraz.Biraz.Biraz'larımız var. Bir şey'lerimiz var.Pekiler'imiz var. Tamam'larımız var. Var bir şeyler. Fedakarlık'larımız var. Derin bir nefes alıyorum. Her insan bencildir , bazılarımız az bazılarımız çok. Ölüyoruz, ölüyoruz. Yaşıyoruz ama ölüyoruz. Ölüyorum. Gülerek. Tebessüm ederek. Kaybediyorum birilerini, bir şeyleri. Suçluyum kaybetmekten korktuğum için.Sanıyorum ki herkes benim gibi sever. Herkes sorumluluk hisseder sanıyorum. Bazı şeyler bozulmasın istiyoruz bazen. Yanlış değil aslında. Kırılıyoruz. Kırıyoruz. Kırıyorlar. Sinirle ağzımızdan bir şeyler çıkıyor. Ulaşamıyoruz bazen bazı insanlara, yüz yüzeyken bile. Bazen acımızdan verdiğimiz tepkilerin ağırlığını fark etmiyoruz. Bazı insanlar bizi kırmaktan, incitmekten korkarken ağzımızı doldura doldura konuşup kırabiliyoruz. Yanlışlıkla çarpıp, düşürüp kırdığımız o en sevdiğimiz vazoyu yapıştırıp yeniden yerine koyunca hiç bir şey olmamış gibi durabiliyor orada. Baksan sağlam, dik. Ama içine baksan çatlak izleri. Güç sadece görüntüsünde.Olmuyor. Kopan ipe düğüm atınca eskisi gibi olmuyor. Gökyüzü maviliğini saklıyor, papatyalar yapraklarını döküyor. Oluyor bir şeyler. Düzeliyor ama eskisi gibi olmuyor. Keşke çocuklar hep gülümsese.
27 Nisan 2014 Pazar
Yokluğun
O kadar ağır ki yokluğun. Bi an nefesim kesilir gibi oluyor.Hani küslük olsa en azından hayatta der avurturdum kendimi.Ama öldün.O kapıdan çıkmayacaksın bi daha. Sesin yok artık.Böyle seslensem sana arkandan efendim desen.Yoksun tamam biliyorum.O sokağın başında görünsen yine , yavaş yavaş yürüsen aşağı doğru yanımdan geçerken göz kırparak selam versen yine.Adımı söyleyemesen yine ama söz bu sefer dalga geçmem kocaman gülümserim yüzüne.Hani bi gün bi keresinde karne günü eve dönerken yolda caddeye çok yakın yürüyordun. Dikkat etsene ölücen demiştim sana.Benim karnemle senin karneni karşılaştırıyorduk bana demiştin ki '' ben ölmem ''. Yalan mı söyledin ?
9 Nisan 2014 Çarşamba
Gitme Kararı
Hayır zor olan kalmak değil. Gitmekte değil. Zor olan o kararı almak. Her zaman umut vardır. Yalan. Yok umut. Düzelmesini beklediğiniz şeyler düzelmeyecek.Hiç bi zaman hiç bi şey eskisi gibi olmicak. Çıkış yolu bulamayınca gider insan. Yorulunca tükenince.O kararı almak ben gidiyorum ya demek kadar kolay değil işte. Yaşadığın yeri,sevdiğin insanları bırakıp gitmek.Düşmanın ya düşmanını bırakmak bile zor gelir o kararı alınca.Düşmanını bile özler insan.O kararı almak zor. Çok zor. Kalana değişen bi şey yok çektiği acıdır özlemdir. Giden.Gidenin tüm hayatı değişiyor.Tanımadığı sokaklardan geçip tanımadığı bilmediği sesler yüzler. Kolay değil işte.O ruh hali.O şok hali. Sonradan çıkıcak zaten acısı. Dönemez de. Teker teker kaybetmek yerine hepsini bir anda çıkarmak hayatından. Al işte bi deprem düşün sevdiğin herkes ölüyor sadece sen hayatta kalıyorsun.Aynı şey.Tek fark hayatta olmaları.Ama senin hayatında değil. Zor işte.Zor yeni bi ortama alışmak.Zor yeni bi hayat kurmak.Tek derdiniz aşk. Aşk aşk aşk. Başka derdiniz yok.Tabi.Kimsenin başka derdi yok. Aşk acınızı kıçınıza sokun..Başı ayrı sonu ayrı oldu.Olsun yine bi şey anlamicak zaten son kısmın hitap ettiği kesim.
Ölümü Hissediyorum
Ölümün tadı, dilimin ucunda. Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum. Demiş biri. Kim olduğunu bilmiyorum.Merakta etmiyorum. Neyse ya. Ama söze kesinlikle katılıyorum şuan içinde bulunduğum durumu anlatıyor. Ölmüş sayılmak için bedenin toprağın altına koyulması mı gerek ? Veya vücudumuzun ve organlarımızın fonksiyonlarını yitirmesi mi gerek ? Sanmıyorum.Öyle düşünmüyorum.Mesela ben.Şuan ölmüş durumdayım.Yemek yiyorum, nefes alıyorum, uyuyorum uyanıyorum, ağlıyorum gülüyorum vs vs vs. Bunlar oluyor diye ben yaşıyor muyum yani ? Hayır.
Kafamı dağıttılar yazacaklarımı unuttum daha sonra dönücem bu yazıya.Ama siz yine de okuyun.
Kafamı dağıttılar yazacaklarımı unuttum daha sonra dönücem bu yazıya.Ama siz yine de okuyun.
4 Nisan 2014 Cuma
İnsanlar Zor
İnsanlar zor yaa. Aynı zamanda çokta saçmalar. Can ciğer olduğun insanla bir anda düşman olabiliyorsun. Yabancılaşabiliyorsun. Yalnızlık bu yüzden güzel. Satanın yok sattığın yok aranız bozulunca üzüleceğin yok. En basiti otur duvara anlat derdini , bi gün sıradanlaşacağın herkesleşeceğin konuşma sıklığının azalacağı en kötüsü de artık seni anlamadığını ve seninle konuşmaktan eskisi gibi zevk almadığını düşündüğün hissettiğin birine anlatmaktan daha iyidir. Eh.. garantisi yok kimsenin.Duyguların garantisi yok bi kere... Bağlanmamak gerek ya insanlara. Sevmemekte lazım. Yanacağımızı bile bile niye gidiyorsak ateşe. Gerçekçi bakmak lazım o zaman.Yada kolay mı vazgeçsek ne. Uzaklaşmak gerek ya. Valla. Seviyorsun konuşuyorsun iyi anlaşıyorsun bağlanıyorsun üzülünce salak salak sende üzülüyorsun. Noluyo sonra ? Büyüsü bozuluyor. O sihirli toz üstünüzden yerlere dökülüyor....ayaklar altına. Değer bitiyor arkadaşlık dostluk aşk ne haltsa işte o bitiyor. Valla ya uzaklaştığını hissettiğin an yaklaşmak için adım atmayı bırakmalı. Ne karşındaki sıkılsın yorulsun karşında ne de sen yorul.
29 Mart 2014 Cumartesi
Ben'den
Pencere tarafında uyuyorum ben. Uyurken başımın olduğu tarafı hep açıktır perdenin.Dışarıyı görmezsem ışık gözüme vurmazsa uyuyamam.Karanlıktan çok korkuyorum ama zifiri olanından.Zifiri olmasa da nefesim kesilir karanlıkta hatta bazen ağlatıcak kadar boğar birine dokunmadan rahat edemem. Türk kahvesini çok seviyorum.Her gün 15-16 fincan içerim ama sadece kendi yaptığımı. Kalbime giden yol Cem Adrian'dan geçer. Kolay etkilenebiliyorum insanlardan ama çoğu zaman duygularımı belli etmem.Fenerbahçe derseniz aşktır derim.Atatürk der susarım.Kıskanılmak her insanın hoşuna gider ama kısıtlanmak bana göre değil.Nolursa olsun vazgeçmeyen ve kıyamayan insanları severim.Maviye aşığım ve gökyüzü.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)